|
DOĞRU YOL TÜRK KÜLTÜR
SANAT DERNEĞİ
Osmanlı döneminde olduğu gibi bugün de Kosovada Türk kültürün, yazının, sanatın, müziğinin ve burada yaşamakta olan diğer halk kültürlerinin belirli bir seviyeye ulaşmasında, Prizren kentinin has bir yeri ve katkısı olmuştur. Bugün bu kentte Osmanlı döneminden kalma çok sayıda eserlerin yanı sıra her dilde okul ve diğer kuruluşların, sanatçıların, yazarların, araştırmacının, tiyatrocunun, müzisyen, folklorcunun ve diğer kültür enstitülerin mevcudiyeti bu olguyu en iyi bir biçimde kanıtlamaktadır.
Osmanlılar döneminde Şairlerin Yuvası adıyla anılan Prizren'in ister ortaçağ Bizans devrinde, ister de Osmanlılar döneminde büyük rol oynadığı yanı sıra, tanınmış bir sancak ve vilayet merkezi olduğu da tarih kaynaklarında malumdur. Geçmişten günümüze kadar tarihi zengin olan Prizren, bütün bu dönem içinde çok sayıda araştırmacı, şair, ressam, bilim adamı ve sanatçıların fırtınasına uğramış, hakkında binlerce kitap sayfasının, sayısız resim-fotoğrafın çekilmesine ve şiir mısralarının yazılmasına neden olmuştur.
Prizren söz konusu olunca her zaman karşımıza onun zengin tarihi, müteakiben Vilayet merkezi olduğu döneminde oynadığı rolü, içinde barındığı çok sayıda Osmanlı mimari eserleri, vakfiyeleri ve zengin kültürü, örf, adet, gelenek ve görenekleri karşımıza çıkmaktadır. Bu özellikleriyle ön yapan Prizren her yönlü tetkik açısından günümüze kadar güncel olarak kalmış ve kalmaya da devam etmektedir.
Her şeyi ile Türklüğü yaşatan ve günümüze dek Kosovada Türklerin en kabarık sayısının Prizrende yaşadığı bir gerçektir. Osmanlıların bu yörelerden 90 yıl gitmesine rağmen, bugün kent ahalisinin büyük bir çoğunluğu hala Türkçe konuşmaktadır. Zaman süresince çoğu etkenler yüzünden yıldan yıla burada Türk sayısının azalması karşısında bile, Prizren hala Osmanlı-Türk özelliğini koruyan bir kenttir. Aynıca günümüzde çağdaş mimarisinin yoğun şekilde yayılmasına rağmen, Prizren bugüne kadar Kosovanın diğer yerlerine kıyasen, en çok Osmanlı mimarisini, kültürünü tek sözle Osmanlı medeniyetini gururla koruyan bir kenttir.
Osmanlıların bu topraklarda 543 yıl kadar sürdürmüş oldukları medeniyetin devamını oluşturan ve her şeyi ile bu topraklarda bugüne kadar Türklüğün yaşatılmasında Prizren şehrinin en büyük payı geçmiştir ve hala geçmektedir. Osmanlıların bu topraklardan gitmelerinden kısa bir zaman sonra Prizren Türkleri Türkiyeye göç etme durumuyla karşı karşıya gelmiştir. Bu göçü kışkırtan olayların başında politik ve ekonomik nedenleri yanı sıra Türk dilinde sürdürülen eğitimin yani okulların kapatılmasıyla başlamıştır.
Türklerin Prizrenden Türkiyeye ilk göçleri 1912 yılında başlamıştır. Bazı dönemlerde bu göç daha sakin bazı dönemlerde de daha büyük hız kazanarak, günümüze kadar hiç durmamıştır.1912 yılında gerçekleşen göçle Prizrenin en zengin Türk ailelerinin Türkiyeye göç ettiği bilinmektedir.
19191941 yılları arasında meydana gelen olaylardan ilkin 1919 yılında devlet tarafından öngörülen toprak reformu yeniliklerin başarısızlığı, 1921 yılında getirilen yeni anayasayla Prizrende durumun daha da kötüleşmesine neden olmuştur. Bu dönemde Müslüman halkında mevcut olan memnuniyetsizlik daha büyük bir boyut kazanmış, ileriki yıllarda Prizrenden yine önemli Türk ailelerinin göç etmesine sebep olmuştur. Politik nedenleri yüzünden Prizren Türklerinin Türkiyeye en yoğun göçü 1953 ve 1961 yıllarında gerçekleşmiştir. Bir dönem için sakinleşen göç 1971, 1986 yıllarında da hız kazanmaya başlamıştır. Kosova Savaşı öncesi ve sonrası da göçün devam ettiği görülmektedir.
Prizren'de 1991 yılında yapılan nüfus sayımlarına göre (ki bu nüfus sayımlarına Arnavutlar ve çoğu Türk aileleri de katılmamıştır) Prizrende 91.956 kişi yaşamaktaydı. Bu sayıdan sadece 4.461 kişinin Türk olarak kayıt yaptığı görülmektedir. Bu durum, önceki yıllara kıyasen Prizrendeki Türklerin azaldığını göstermektedir: 1961 yılında 8.405 kişi Türk olarak kaydını yaparken, 1971 yılında 5.794, 1981 yılında 5.701 kişinin Türk olarak kayıt yaptığı görülmektedir. Oysa bugün Prizren'de bu sayıdan çok daha fazla Türkün yaşadığı bilinen bir gerçektir. Bunu ise en iyi bir biçimde bugün Prizren'de ahalinin % 60in Türkçe konuşması ve 2002 ve 2004 yılında yapılan Kosova Meclisi seçimlerinde kazanılan oy sayısı da kanıtlamaktadır.
Kosova Türklerinin II Dünya Savaşına katılmaları karşısında bile savaş sonrası mevcut olan kimi etkenler yüzünden Türklerin resmi var oluşu 1951 yıllarına kadar gizlenmiştir. Gerçekler gün yüzüne çıktıktan sonra 1951 yılında devlet tarafından Yugoslavya da, dolayısıyla, Kosovada Türklerin de var oluşu resmi olarak kabul edilmiştir. II. Dünya Savaşından sonra Kosova Türkleri için bir dönüm noktasını oluşturan 1951 yılında Prizrende Türk dilinde ilk ve ortaokulları, Doğru Yol Kültür Güzel Sanatlar Derneği ve diğer kurullar açılmıştır.[1] Bu okullardan mezun olan öğrencilerimizin büyük bir sayısı daha sonra Priştine Üniversitesinde Sırp-Hırvat dilinde eğitimini devam ettirerek Prizrende Türklüğün her alanda korunmasında ve gelişmesinde büyük rol oynamıştır. Üniversite tahsili gören Prizren Türklerinin altın dönemi olarak 19691989 yılları görülmektedir. Ondan sonra da Üniversite tahsili gören öğrencilerimiz oldu fakat bu sayı gereksinmelerimize göre çok daha azdı. 19912005 yılları arasında Prizren Türklerinin Kosova Üniversitesinde tahsil görme durumunda bir duraklanma hissedilmiştir. Çünkü o yıldan başlayarak TDB aracılığıyla ana ülkemiz Türkiye tarafından kontenjan yoluyla öğrencilerimizin büyük bir bölümü Türkiyenin çeşitli üniversitelerinde eğitimini devam ettirmektedirler. Nitekim 19902005 yılına kadar, Türkiyede (Kosova ayarında) yakın 600 kadar öğrencimizden ancak bugüne kadar çok az sayıda öğrencilerimiz mezun olmuştur. Bunlardan da bazıları Türkiyede kalıp geriye dönmemiştir.
Bugün Prizren'de sekiz yıllık 5 ilkokulda Türkçe eğitim yapılmaktadır. İlkokullardaki öğrenci sayısının tahminlere göre 1100 aştığı bilinmektedir. Bu rakama 4 mesleki lisesinde daha 350 öğrencinin Türkçe öğrenim görmesini ve yukarıda belirttiğimiz gibi Türkiye üniversitelerinde eğitim gören öğrencilerimizin de sayısını eklersek, bu orantının, Prizren Türklerinin nüfus sayısına kıyasen çok büyük olduğu görülmektedir.
1990 yılında Yugoslavyada çok partili sistemin başlaması, örgütlenme yönünde diğer toplulukları gibi, Kosova Türk topluluğunu da etkilemiştir. Öyle ki 1990 yılında Prizrende merkezi olmak üzere, Kosovada uzun bir zaman sonra ilk olarak Türk özelliğini taşıyan Türk Demokratik Birliği kurulmuştur. Kosova Türklerinin tek resmi partisi olan TDBnin kısa zamanda diğer kentlerde de kurulan şubeleri arasında, çıkan ayrımlar nedeniyle, Kosova Türkleri arasında büyük bir parçalanmaya sebep olmuştur. Bu dönemde partinin yönetimiyle Prizrendeki merkezi yönetim kurulunu oluşturan Prizren, Mamuşa Gilan, Doburçan ve Vıçıtırın temsilcileri üstlenmiştir. Ancak 1999 yılında Kosovada meydana gelen savaş ve savaş sonrası birleşme ve barış etkinlikleri ağır basınca yeni bir yapılanmaya gidilmiştir. Bu yapılanmada gerçekleşen seçimlerden kısa bir zaman sonra, bu parti, TDB adını değiştirerek, yine Prizrende merkezi olmak üzere, Kosova Demokratik Türk Partisi adıyla etkinliklerine devam etmiştir. 2002 ve 2004 yılında yapılan son Kosova Meclis seçimlerinde, KDTP 3 milletvekiliyle Kosova Meclisinde kendi yerini almıştır.
Osmanlıların gidişinden günümüze kadar Kosovada, diğer alanlarda olduğu gibi, Türk kültürünün ve sanatının da gelişmesinde ve bugünkü seviyesine ulaşmasında mutlaka ki Prizrenin en büyük katkısı olmuştur ve olacaktır. Bunu en iyi bir biçimde bugün bu kentte Türk özelliğini taşıyan çok sayıda kültür derneği, okullar, sanatçılar, şairler, yazarlar, onların eserleri yayın-basın ve ayrıca bazı bireylerin özel çalışmaları ve etkinlikleri de kanıtlamaktadır.
Bugün Prizren'de Türk özelliğini taşıyan 17 dernek yoğun bir şekilde etkinliğini sürdürmektedir. Kültür derneklerinde 1000 kadar etkin ses, saz, tiyatrocu ve diğer türde sanatçılar bulunmaktadır. Toplu olarak kendi alanlarında tüm bu sanatçılar ve dernekler Prizren halkına yılda 50 kadar temsil vermektedirler. Prizren'de bugün 30 kadar kitabı yayınlanmış Türk yazarı, şairi, araştırmacısı, müzisyeni ve bunların toplam olarak 100 kadar Türkçe yayınlanmış kitabı da vardır. Yeni Dönem medyası çerçevesinde, Kosova Türklerin ilk bağımsız gazetesi, kitap yayınları, 24 saat yayın yapan radyosu ve TVsi, KTTGKKna bağlı Mehmetçik radyosu yanı sıra yazın, sanat ve bilim alanlarında çeşitli dergiler de çıkmaktadır.
Bu ve saymadığımız diğer etkinlikler sayesinde bugün Kosovada Osmanlı medeniyetinin devamını oluşturan ve her şeyi ile bu topraklarda Türklüğü yaşatan Prizren Türkleri aynı zamanda Prizrende yaşayan diğer halklarla da kurmuş olduğu müzakerelerde kendisini göstermiş ve kendi benliğini korumakta örnek bir millet olmuştur. Bu etkinlikler sayesinde bugün de buralarda eskiden kalan, yenisi de dâhil, Türklerin sanat dehası sergilenmeye devam edilmektedir. Eskiden olduğu gibi, şimdi de bu varlıklarımızla topluma karşı görüşümüz, ahlakımız, yaşam tarzımız, zevkimiz ve anlayışımızın yanı sıra, atalarımızdan kalan örf, adet, gelenek, görenek ve tek sözle kültürümüz ve benliğimiz geniş çevreye yayılarak, yaşadığımız bu topraklarda yüzyıllar öncesi vurulan Türk damgası hala korunmaktadır. Sayımız az da olsa bile bu topraklarda oynadığımız rolün çok büyük olduğuna inanmaktayız.
Bu mevzunun bir devamı olarak Prizrende II Dünya Savaşından sonra 1951 yıllarında Doğru Yol Türk Kültür Sanat derneğinin kuruluşu, gelişmesi ve günümüze kadar yapmış olduğu faaliyetlerini dile getirirken, bir yandan bu Web sitesi ile olduğu kadarıyla dönemin kültür özelliklerini incelemek, işleyiş ve ifa ettiği işlevleri hakkında bugüne kadar bilinen veya bilinmeyen malumatları vererek, derli toplu olmaya özenen bir belge halinde geniş kamu oyununa tanıtabilmektir.
Bu sitede sadece derneğin kuruluşu değil, aynı zamanda derneğin bu süreç içinde toplumdaki rolünü, bura Türk ve diğer kültürlere sunmuş olduğu katkılarını ve etkinliklerini, delillerle güçlendirerek dile getirmeye çalıştık. Bu yönde tespit ettiğimiz durumları mevcut olan belgelerden ve bu dernekte 45 yıldan fazla emek veren sanatçı arkadaşlarımızdan hazırladığımızı da söylemek gerekir.
Bu sitenin sadece Prizrende 55 yıl etkinlik gösteren Doğru Yol derneği için değil, Prizrende dolayısıyla da Kosovada yaşamakta olan Türk halkı için de çok değerli ve önemli bir gösterge olacağına inanılmaktayız. Bu site, Kosovadaki Türk müziği, folkloru, yazını, sanatı, tiyatro vb etkinlikleri gibi, bir bakımda yaşantılarımızın büyük bir bölümünün de gün ışığına çıkarılmasında gerçek bir örneğini oluşturacaktır. Çünkü bu ve diğer çalışmalarımız sayesinde Türkün sanat dehası, dünya görüşü, ahlakı, yaşam tarzı, zevki, estetik anlayışı, sevgisi, saygısı ve genelde dinimizin, kültürümüzün ve musikimizin çevreye nasıl yayıldığını, geniş bir ortamda unutulmayacak bir uygarlığın ve medeniyetin temellerine vurduğumuz damganın ortaya çıkmasıdır.
Uzun yıllardan sonra ilk defa Doğru Yola ilgili böyle kapsamlı bir belgesel mevzunun Web Sitesi aracılığıyla internet sayfalarında sunulmasından ve yayınlamasından gurur ve mutluluk duyduğumuzu beyan ederken, sitenin açılmasında emeği geçen İstanbul Kosova Prizrenliler Yardımlaşma Derneği Başkanı Sayın Nezih Limana ve akabinde ki heyete şükranlarımızı sunarız.
Kanıtlar yokluğu nedeniyle bu sitede dernekle ilgili her şeyin kapsanmadığı bir gerçektir, dolayısıyla eksikliklerimizi tamamlamak amacıyla bütün dost ve arkadaşlarımıza, samimiyetimizi ileterek bu sitemizin yaşatılması için her türlü katkıda bulunmalarında da fayda görüyoruz.
Bütün Doğru Yol camiasına sitenin hayırlı ve uğurlu olmasını dileriz.
DOĞRU YOL
--------------------------------------------------------------------------------
[1] 1951 yılında Kosovanın diğer şehirlerinde de Türk özelliğini taşıyan dernekler, Türk dili üzere ilk ve ortaokullar, Priştine Radyosu Türkçe yayınları, Priştine Radyosu Halk Müziği Orkestrası vb. gibi kuruluşlar açılmıştır,
|